CİSST - Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği
E-BÜLTEN KAYIT
SOSYAL AĞLAR
Facebook sayfamızTwitter hesabımız
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI
BASINDA CİSST
< geri
Sivil Toplum Adına Örnek Çalışma!

Bandırma Sanata ‘mahkum’

Bir grup gazeteci Bandırma Cezaevi’nin önündeyiz. İçeridekiler kadar biz de heyecanlıyız.

Balıkesir'in Bandırma İlçesi'ndeki (M) tipi kapalı cezaevinde, yönetmeni Derviş Zaim'in de katılımıyla ''Cenneti Beklerken'' adlı filmin galası yapıldı. Gösterimin ardından yönetmen ve oyuncular, hükümlü ve tutuklularla film üzerine söyleşi yaptılar. Söyleşiden sonra yönetmen ve oyuncularla hatıra fotoğrafı çektirildi.

Banu Bozdemir NTV-MSNBC

07 Aralık 2006 Perşembe

İSTANBUL - Bugün onlar için de bizim için de herhangi bir gün değil. Biz ne mahkum yakınıyız ne de cezaevinde herhangi üzücü bir olay yaşanıyor. Uzun soluklu bir projenin bir parçasıyız sadece. ‘Cezaevi Duvarlarını Aşmak’ adıyla Anadolu Kültür ve Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği tarafından düzenlenen tutuklu ve hükümlüleri sanatın her alanıyla buluşturmak, yaratıcılılığı teşvik etmek amacıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında 5 Aralık’ta Bandırma Cezaevi’nde Derviş Zaim’in ‘Cenneti Beklerken’ filmi tutuklu ve hükümlülere gösterildi.
Bir buçuk yıldır ‘Cezaevi Duvarlarını Aşmak’ adıyla Anadolu Kültür ve Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği tarafından tutuklu ve hükümlüleri sanatın her alanıyla buluşturmak için yoğun bir çaba sarf ediliyor. Yaptıkları etkinliklere bakıyorum, gerçekten de büyük bir çaba ve özverinin ürünü. Önce cezaevinde yatan hükümlülerin orada olma nedenlerini, oradaki ruh hallerini anlama amacıyla yola çıktıklarını söylüyor dernek yönetim kurulu başkanı Zafer Kıraç.

Ocak 2005’te Bandırma ve Kars Ceza İnfaz Kurumları’nda kültür programları başlatan oluşumun içinde birçok yönetmen, yazar, avukat ve yönetici bulunuyor.

Ceza İnfaz Kurumları / sivil toplum ilişkilerinin geliştirilmesi yoluyla hem dışarının içeriye hem de içerinin dışarıya erişimini kolaylaştırıyor ve cezaevlerindeki insanlara insanca ilginin artmasını sağlamaya çalışıyor. Bu kurumlarda gerçekleştirilen aktivitelerle tutuklu ve hükümlülerin sorunları kamusal alana taşınmış oluyor ve bu konuda bir iyileştirme hedefleniyor. İçeridekilere yönelik gelişen önyargıları kırmayı ve onların da toplumun bir bireyi oldukları yönü vurgulanıyor. Özgüvenlerini arttırmak, üretimlerini sağlamak ve beyinlerini yaptıkları işe yoğunlaştırarak yalnızlıklarının ve yazgılarının bir derece de olsa önüne geçilmeye çalışılıyor. Bugüne kadar yapılan işler arasında ‘Hapishaneden Öyküler’ ve ‘Hapishaneden Şiirler’ kitapları çıkarılmış. Kitaplarda erkek ve kadın tutuklu - hükümlülerinin eserlerine yer verilmiş. ‘Hapiste Çizmek’ adlı eser ise karikatür çizenlere ayrılmış.

Bugüne kadar ‘Film Gösterimleri’ kapsamında 17 film gösterilmiş. Film gösterimleri Bandırma’da dört, Kars’ta iki kez yapılmış ve filmler sonrasında filmin yönetmen ve oyuncularıyla söyleşi yapılmış. Gösterimi yapılan filmler arasında ‘Nerdesin Firuze’, ‘Gönül Yarası’, ‘Masumiyet’, ‘Tabutta Rövaşata’, ‘Her şey Çok Güzel Olacak’ ve ‘Babam ve Oğlum’ gibi filmler yer alıyor.
Derviş Zaim’in 15 Aralık’ta vizyona girecek filmi ‘Cenneti Beklerken’ de deyim yerindeyse bir ‘gala’ yaptı hükümlü ve tutuklulara. Sonrasında cezaevi yönetiminin bizler için hazırladığı kokteyl ise çok anlamlıydı.

Demir kapılardan ilerleyerek filmin gösterileceği salona geçtik İstanbul’dan gelen basın ekibi olarak. Yönetmen Derviş Zaim, filmin oyuncuları Mehmet Akusta ve Mehmet Ali Nuroğlu’yla birlikte...
İçeride bizi bekleyen manzara çok anlamlıydı. Tertemiz yüzleri, meraklı gözleriyle özenli giyinmiş onlarca mahkum heyecanlarını gizleyemeyerek alkışlamaya başladı filmin ekibini…
Suçlu olmalarını düşünmek ne büyük gafletti o an bizim için. Herhangi küçük bir kasabanın film salonunda gibi hissettik kendimizi. ‘İçeride’ olmanın kesinlikle çekici bir yanı yoktu ve onlara yalnız olmadıklarını hissettirmenin en güzel, en anlamlı parçasının içindeydik o an.

Beraberce film izlendi, filmden sonra kafalarındaki soruları yönelttiler film ekibine. Kimisi müziklerine değindi, kimisi filmde ‘savaşın mı yoksa aşkın’ mı ön planda olduğunu sordu. Filmi tüm yürekleriyle, tüm dikkatleriyle ve belki de onlara bulunmalarına sebep teşkil eden ‘suç’ duygusunun tüm kuşatılmışlığıyla izledikleri açıktı. Sonra anlık bir kaynaşma oldu, yarı açık cezaevi olmanın rahatlığı hakimdi salonda. Herkes omuz omuza fotoğraf çektirdi.

Oyunculara ilgi büyüktü. Biz de meraklı gözlerle onlara baktık. ‘neden burada olduklarını düşündük’. Oraya yakışmayan bir naiflikleri vardı. Biraz da hayatın insanın başına ne getireceğinin belli olmadığı bir belirsizlik duygusu… Tıpkı Zafer Kıraç’ın dediği gibi ‘her şey bir anda olup bitebilir’…

Katkılarından Dolayı
Teşekkür Ederiz

DESTEKLEYENLER
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu İstanbul Bilgi Üniversitesi Doğuş Üniversitesi Galatasaray Üniversitesi Koç Üniversitesi Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı Anadolu Kültür Uluslararası Ceza Mahkemeleri Koalisyonu Toplum Gönüllüleri Vakfı Hollanda Kraliyeti Büyükelçiliği Hollanda İstanbul Başkonsolosluğu Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi
Kamer Hatun Mahallesi, Hamalbaşı Caddesi Üstündağ İş Merkezi No:14 /123 Galatasaray-Beyoğlu / İSTANBUL
Tel / Fax: 0212 293 69 82   GSM: +90 (545) 419 13 73